Afrikalı Modulor

Özlem, her hafta kendi bloguna misafir etmek istiyor beni. Amaç, mimarlık ya da tasarımla ilgili hem kendimin hem de onun bloguna her hafta kısa bir şeyler yazarak uzun zamandır kış uykusunda olan mimarlıkla ilgilenme hevesimizi canlandırmak. Yılbaşından önce ona söz vermiş olsam da işlerin yoğunluğundan bu davete cevap vermek için bir türlü fırsat bulamadım. Muhtemelen Türkiye’den ya da Londra’dan bir yapı ya da konu bulmamı bekliyor. Açıkçası aklımdan Londra’dan bir yapıyı yazmak geçiyordu ta ki Twitter’da aşağıdaki fotoğrafa rastlayana dek. (Bu arada Twitter’a yeni yılda daha az maruz kalmak için cep telefonumdan uygulamasını yılbaşı itibarı ile sildim. Ancak laptoptan girdiğimde şöyle bir bakıyorum ne var ne yok diye. Bu fotoğraf da o anlardan birinde karşıma çıktı.)

Airfrance 01

Önce maket fotoğrafı zannetim ama basbayağı Air France yazısı duvara oyulmuş. Biraz araştırınca, fotoğrafın 1971’de Air France’ın iç mimar Pierre Gautier-Delaye tarafından tasarlanan Manhattan’ın Midtown bölgesindeki bilet ofisi olduğu anlaşıldı. Yakından bakarsanız harf yapılarının bazı bölümlerinin asıldığı ince destek çubuklarını görebilirsiniz. Ön kapının iç kısmında, 1968’de seferlerine başlayan sesten daha hızlı uçan ilk ticari uçak olan Concorde’un maketi görülüyor. Ne yazık ki bu cephenin başka fotoğraflarını bulamadım.

Pgd1
Pierre Gautier Delaye, New York’ta Beşinci Cadde’de bulunan Air France ajansının maketi ile birlikte.

Bu havalı mimarı daha önce hiç duymamıştım. İnternette biraz daha araştırmak istedim ama genellikle mobilya tasarımları dışında başka bir kaynak çıkmadı. Sadece Air France’ın tarihsel olarak tasarım kültüründen bahsettiği şu sayfada tekrar denk geldim.

1958-1988: PIERRE GAUTIER-DELAYE

Air France’ın pazarlama direktörü Pierre Sautet, 50’lerin sonlarından itibaren yetmiş acentenin yenilenmesi ve geliştirilmesini, başlangıçta Raymond Loewy’nin Paris stüdyosunda çalışmış, ancak 1958’den beri bağımsız olarak mesleğine devam eden iç mimar-dekoratör Pierre Gautier-Delaye’ye emanet etti. Gautier-Delaye, önce Air France’ın Champs-Elysées acentesiyle işe başladı ve binanın önüne paslanmaz çelik bir şerit ekledi – bu tarihi bir eklenti oldu ve dünya çapında kopyalandı.

Gautier-Delaye’nin imzası böyle atıldı. Daha sonra tasarıma yenilikler getirerek ilk kez kullanılan otomatik kapılar ekledi. Ayrıca acentelerin iç mekanına özgünlük getirdi: Satış tezgahlarını yükseltilmiş platformlara hizalayarak uzunlamasına bir düzenleme ile perspektif etkisini yarattı. Platformların her seviyede sarı, turuncu, pembe, mor ve mavi gibi bir dizi renkten oluşan kendi rengi vardı – bu renkler, o dönemin modern ve keyif odaklı yıllarına mükemmel şekilde uyum sağladı.

Aynı dönemde, uçuş deneyimini baştan aşağı değiştiren yeni bir uçak modeli ortaya çıkmıştı: Boeing 747. Air France, Gautier-Delaye’yi bir kez daha çağırarak, filoyu Fransa’nın büyük şatolarından bazılarının adlarıyla adlandırdı. Tasarımcı, 1976’da kullanılmaya başlanan ilk Boeing B747 üzerinde özellikle 36 koltuklu birinci sınıf kabin olmak üzere çalıştı.

https://corporate.airfrance.com/en/creation

Bu sayfada Air France’ın çalıştığı Raymond Loewy, Charlotte Perriand, Andrée Putman gibi başka mimar ve tasarımcıların isimleri de var. En bilindik isimlerden biri de Jean Prouvé. Onun özellikle Fransız kolonilerinde yaptığı modüler konut projelerinden ve metal ve ahşap ağırlıklı mobilya tasarımlarından biliyordum. Ama Air France ile işbirliği yaptığını hatırlamadım doğrusu. Okuyalım bakalım.

1950-1952: JEAN PROUVÉ

Eğitimli bir metal ustası olan Jean Prouvé, kısa sürede endüstriyel yapı inşaatının modernist ideallerine ve alüminyumun kullanımına tutkulu hale geldi.

1954 yılında, Prouvé, Charlotte Perriand ile Antony’deki Jean-Zay üniversite konaklama alanının mobilyaları üzerinde çalıştı.

Air France’ın, yurtdışında daha aktif bir şekilde Japonya, Brezilya ve Afrika’da faaliyet göstermeyi hedeflediği ve özellikle bu ülkelerde lüks oteller ve restoranlar kurma konusunda ilgilendiği bir dönemde, bu tasarımcı ve arkadaş ikilisine başvurması tesadüf değildi. Perriand sac metalden prototip armatürler tasarlamak için Prouvé ile birlikte verimli bir işbirliği gerçekleştirdi. Bu prototip, Kongo’nun Brazzaville kentindeki Air France konutlarında ve Maya Maya ve Hôtel du Parc adlı iki otelin iç tasarımında kullanacaktı.

https://corporate.airfrance.com/en/creation

Air France konutları mı? O da ne? Havayolu şirketi neden konut yaptırmış olsun ki? Biraz daha araştıralım. Bu sefer Jean Prouvé, Air France ve Brazzaville kelimelerini birlikte arayalım.

Çok ilginçtir ki, görsel arama sonuçlarında bina değil ama sabit ve hareketli mobilyalar çıkıyor. Şöyle:

Jean Prouve Air France Brazzaville Google Search 2024 01 07 22 47 42

İşin ilginç yanı bu mobilyalar hatta bir binaya ait olduğu belli olan güneşlikler, oda seperatörleri hep mezat firmalarının sitelerinde çıkıyor ama binadan eser yok. Biraz daha dikkatli bakalım.

2024 01 07 01.05.58

Anlaşıldı ki Jean Prouvé ve Charlotte Perriand, Air France için Kongo’nun Brazzaville kentinde bir bina için sabit ve hareketli mobilya tasarımları yapmış.

Bazı sitelerde bina panjurlarının 40 bin pound’dan fazlaya satıldığı görülebiliyor. Bazı mezat sitelerinde ise bu mobilya ve bina parçalarının “Unité d’habitation” binasına ait olduğu notu düşülmüş. Malum “Unité d’habitation” Le Corbusier’in Marsilya’daki meşhur konut projesi ama ünlü mimarın bildiğim kadarı ile ne Kongo ile ne de Air France ile ilişkisini kurmak pek mümkün değil. Neyse ki bu sefer takip edeceğimiz başka bir ipucu kelimesi var elimizde. “Unité d’habitation”, “Air France” ve “Brazzaville” kelimeleri ile arama yapalım.

Arton10681

Pek fazla bir şey çıkmıyor sonuçlarda yine. Ama şu 2013 tarihli Fransızca web sayfasında oldukça düşük çözünürlüklü ve pek de iyi çekilmemiş bir fotoğrafta kızıl renkli bir bina ve kısa bir açıklama var. Bina gerçekten sıradışı duruyor. Sayfada ne yazıyor, çevirelim bakalım?

1952’de tamamlanan bu bina, Le Corbusier’nin öğrencisi olan 4 Fransız mimarın eseridir: Air France’ın ihtişamına adanmış fütüristik çizgilere sahip bir tür amiral gemisi, şimdi neredeyse terk edilmiş durumda. Brazzaville halkı tarafından “Kızıl Bina” olarak adlandırılan Air France Konut Birimi’nde birkaç yüz kişi yaşıyor. Kongo Fransız Enstitüsü’nde bir ay boyunca ikamet eden Phillippe Guionie, insanlığın bu yoğun halini günlük yaşamının sıradanlığı ve aile mahremiyeti içinde fotoğrafladı.

Fotoğrafçı, geçmiş bir döneme tanıklık eden bu dar alanda, tarihin yavaş hareketine dahil olan insanları görmemizi sağlıyor. Fotoğrafçının kendisi de rehberli bir tur sırasında çalışmalarını sunacak.

Fransız Enstitüsü’nde, Perşembe ve Cuma günleri saat 18:00’de, Cumartesi ve Pazar günleri saat 19:00’da.

Durum açıklığa kavuşuyor. Öyle görünüyor ki Unité d’habitation denen bina Brazzaville’de kızıl bina olarak anılıyor ve Le Corbusier’nin öğrencisi olan dört mimar tarafından tasarlanmış, ve mevcut durumu Fransız bir fotoğrafçı olan Philippe Guionie tarafından belgelenmiş.

Bu şekilde aradığımızda yine bir mezat sitesinde bu sefer Charlotte Perriand’a ait bir dolabın satıldığı sayfaya denk geliyoruz. Sayfanın altında bina hakkında biraz daha detaylı bilgi var neyse ki.

1950 yılında Charlotte Perriand, Kongo Cumhuriyeti’nin Brazzaville kentindeki Unité d’habitation Air France için iç mekan ve mobilya tasarımları yapmaya başladı. Mimarlar Jean Hébrard, R. Lefebvre, Jean Létu ve François Bienvenu tarafından tasarlanan dört katlı bina, o zamanlar Afrika’daki uçuşlar için merkezi bir bağlantı noktası olan Brazzaville’deki Air France çalışanlarını barındırmak için çeşitli tiplerde altmış daireden oluşuyordu. Binanın dış cephesi, kuzeyden güneye uzanan dairelerden oluşan açık planlı iç mekanları ve çatı terası Le Corbusier’nin modernist ilkelerine gönderme yapıyordu ve şehrin tropikal iklimine uyarlanmıştı. Parkın ortasına inşa edilen bina, hareketli alüminyum panjurlar ve havalandırmalı merdivenleri çerçeveleyen beton güneş kırıcıları ile uzun bir cepheye sahipti ve yüksek nem ve sıcaklığa göre tasarlanmıştı. Çevredeki yemyeşil peyzajın tamamlayıcı rengi olan kırmızımsı koyu sarıya boyanan brise-soleil, binanın merdivenlerinin beyaz maşrabiyelerinin noktaladığı cephenin ızgara benzeri kompozisyonunu vurgular. Perriand, binanın dış renk şeması üzerinde çalışmış ve bu renk şeması, cephenin yatay ve dikey çizgileriyle güçlendirilerek binanın içine doğru genişlettiği ritmik bir yapılanma sağlamıştır.

https://www.phillips.com/detail/charlotte-perriand/UK050318/54

Air France’ın kendi çalışanları için yaptırdığı bu büyük konut yapısına Le Corbusier’in ögencisi olan dört mimarın yanısıra Perriand ve Prouvé da epey bir emek sarfetmiş.

Binanın ihmal edilmiş durumunu belgeleyen Philippe Guionie’nin şu sayfada çıkan sergi haberi, Prouvé ve Perriand’a ait mobilyaların ve hatta bina güneşliklerinin nasıl olup da çok yüksek bedellerle müzayedelerde karşımıza çıktığına dair ipucu veriyor.

Zamanın, iklimin, savaşın ve bakımsızlığın kurbanı olan, arazi spekülasyonlarının tehdidi altındaki kızıl bina, aynı zamanda vicdansız satıcıların da avı olmuştur. 1990’ların sonunda basında çıkan bir makalede binanın tarihi gözden geçirilmiş ve iç donanım ve mobilyaların çoğunun tasarımın Jean Prouvé ve Charlotte Perriand’a ait olduğu belirtilmiştir. Bu bilgi yanlış ellere geçti: yapıya ait mobilyalar, sabit donanımlar kimsenin tek kelime etmediği bir şekilde koleksiyoncular tarafından çok düşük fiyatlara “yağmalandı” ve birkaç yıl sonra müzayede evlerinde yerini aldı. Örneğin, 1952 yılında Jean Prouvé tarafından Air France konut birimi için tasarlanan bu Tropique 506 yemek odası masası, 21 Kasım 2012 tarihinde Christie’s Paris’te 217.000 €’ya satıldı! Brazzaville bugün sadece “kızıl binasının” duvarlarına sahip. Ancak bu duvarların miras değeri paha biçilemez. Onları kurtarmaya kim karar verecek?

*Philippe Guionie’nin fotoğrafları 30 Mayıs’a kadar Maya-Maya havalimanının ana salonunda sergileniyor.

jeuneafrique.com, 17.4.2013, Nicolas Michel’in haberi.

Fotoğrafçıyı temsil eden galerinin web sitesinde olmasa da aramalarda karşımıza çıkan Liberation dergisinin 20 Ocak 2014 tarihli sayısındaki şu iki sayfalık PDF bina hakkında biraz daha bilgi veriyor. Anlaşılan o ki, 1960’da Kongo bağımsızlığını ilan ettikten sonra Air France yapının kontrolünü bırakıyor. 1990’ların başında başkenti harabeye çeviren ve insanların aklından çıkmayan kanlı iç savaş sırasında ordu binayı işgal etmiş. Bu dönemde binaya ait donatılar sistematik bir şekilde yağmalanmış ve koleksiyoncular ile Avrupa’daki bazı ünlü müzayede evleri tarafından kapışılmış.

2013’te Philippe Guionie’nin belgelediği 140 metre uzunluğundaki Afrika’daki modernist mimarlık eserlerinden biri olan yapı, düşük maaşlarla geçinmeye çalışan devlet memurları tarafından bir şekilde işgal edilmiş. Asansörlerin çalışmadığı, akan suyun olmadığı binada yağmurlar çatlak duvarlardan sızıyormuş. Havalandırmayı optimize etmek için tasarlanan bacalar arı sürüleri tarafından tıkanmış ve en üst kattaki Air France müdürünün dairesinin de olduğu teras bahçesi, petrol zenginliğinin sadece küçük bir azınlığa fayda sağladığı ülkede temel gıda olan manyok ekimi için kullanılıyormuş. Öyle görünüyor ki Kongo hükümeti binanın mimari önemini umursamıyor.

Px 2024 01 07 19 15 28

Bu kadar bilgiye ve parçalarının müzayedelerde yüzbinlerce Euro’ya satılmasına rağmen binanın şu iki eski fotoğraf dışında doğru dürüst projesi ve görsellerinin internette bulunamıyor olmaması da şaşırtıcı.

İnternette zar zor bulunan bir iki güncel fotoğrafa bakınca, binanın eski ihtişamından geriye kalan tek şeyin devasa kütlesi olduğu görülüyor. Belli ki bina çoktan gözden çıkartılmış.

Yine internetteki haber sitelerinden edinilen bilgi kırıntılarına göre bina 2014’te hükümet tarafından özel bir yatırımcıya devredilmiş ve devlete cüzi de olsa kira ödeyen ama aslında işgalci konumdaki daire sakinlerinin tahliyesi istenmiş.

Facebook’taki bir post’a göre ise bina Çinli bir şirket olan Jiangsu Provincial Construction, Congo Group tarafından rehabilite edilecek ve inşaatın 2022 Mart’ında başlaması söz konusu imiş. Söz konusu şirketi araştırdığımızda çıkan haberler ilginç. Öğreniyoruz ki Çin hükümeti, bu inşaat şirketi vasıtası ile Kongo’nun 50 milyon euro tutacak yeni parlemento binasının inşaatını Kongo hükümetine hediye ediyor.

China Congo

Biliyoruz ki ülkeler arasında hediye denen şey aslında alınacak tavizler karşılığında verilen şeylerdir. Herhalde bu tavizlerden biri de izini takip ettiğimiz, donatıları 1990’lardan beri yağlamanıp kopyalanarak müzayedeciler sayesinde Avrupa ve Amerikalı zenginlerin koleksiyonlarına dağıtılan “Kızıl Bina” ve belki civardaki bir kaç değerli arsa daha. Anlaşılan o ki, Fransızlar Kongo’daki hakimiyetlerini kaybettikten sonra yerlerini Çinliler doldurmaya başlamış. Sömürge sisteminde değişen pek bir şey yok. Belki bir elli sene sonra da harabe haline gelmiş Kongo parlementosunun nasıl olup da Çin tarafından inşa edildiğini başka birilerinin blogunda okursunuz.

Air France’ın 1971’deki New York’ta açılmış ilginç cepheli bilet satış acentasından Kongo’daki Le Corbusier etkisi ile tasarlanmış Kızıl Bina’ya ve oradan da Çin’e dek geldik. Pierre Gautier Delaye’e biraz haksızlık oldu gerçi. Onunla başlamıştık ama konu başka yerlere savrulunca biraz geri planda kaldı. Başka bir zaman ona da bakarız belki. Herhalde bu kısa araştırmayı şu iki fotoğraf ile bitirirsek iyi bir özet olur.

İlki Jean Prouvé’nin Kongo’daki Air France binası için tasarladığı orjinal (belki de taklit) panjurların 30-40 bin dolara satıldığı müzeyede kataloğunun sayfalarından biri. Diğeri de aynı binanın duvarlarında kimin yaptığı bilinmez Corbusier Modulor’unun Afrika versiyonunun Philippe Guionie tarafından çekilen fotoğrafları.