Eski Yazılar

Smevi01

Sarkaç Ev

Bir ailenin kısa dönem tatilleri ve haftasonu kalışları için tasarlanan SM evi, Asos’un yakınlarındaki köylerin birinde, dik bir yamaca bakan yolun hemen kenarındaki uzun bir arsaya yerleştirilmiş. Ege’nin muhteşem manzarasına odaklanan bu ev, İstanbullu bir ailenin kimi zaman huzur, kimi zaman dostları ile eğlenebileceği basit ama kullanışlı bir ev ihtiyacı ile Mimarlar Tasarım’a başvurmaları sonucunda ortaya çıkmış. Kendi basit barınma ve yaşama ihtiyaçlarının yanısıra evlerinin konforunu zaman zaman ağırlayacakları ziyaretçileri ile paylaşma isteği dışında fazla bir talepleri olmasa da, gerek yerleşim gerekse malzeme ve detaylardaki isabetli kararlarla mimarlar, basitliğin içinden doğabilecek zenginliği bir kez daha göstermiş oluyorlar. Tıpkı kendilerine Ağa … Read more

Mimarlık Fakültelerine İhtiyaç Var mı?

Geçen gün ilginç bir şey öğrendim. Dünyanın en eski üniversitesi MÖ 425 yılında İmparator Theodosius II tarafından temelleri atılan, ama ondan yaklaşık 450 yıl sonra, Bizans imparatoru III.Michail’in yerine yönetimde olan Bardas tarafından yeniden yapılandıran Konstantinapolis Üniversitesi imiş. Tabi ki üniversitenin tanımı farklılıklar taşıdığı için, dünyanın en eski üniversitesi için çeşitli karşı iddialar da var. Ne var ki, yönetimde özerkliğe sahip, araştırma-geliştirme misyonu üstlenmiş ve akademik olarak bağımsız bir kurum olan üniversite tanımının ilk örneğinin, Magnaura Üniversitesi olarak da bilinen İstanbul’daki bu kurum olduğu konusunda hemen hemen herkes hemfikir. Üniversite için özerklik en önemli kavramlardan biri. Ama üniversitenin esas görevi … Read more

Trafo

Geleneksel Türk Trafoları

1930’ların Almanyası’nda idealize edilmiş Neo-klasik yapılar, politik bir araç olarak kullanılıyordu. Hiç bir zaman Roma İmparatorluğu veya Antik Yunan Medeniyeti ile organik bir ilişkisi olmamasına rağmen, bu iki medeniyetin kalıntılarından esinlenen devasa anıtsal yapılar ve aksiyal düzendeki şehir planları Almanya’nın destansı bir geçmiş yaratma ve bunu taşa dönüştürme çabaları idi. O dönemin Almanyası mimarlık ve kültür üretimi açısından tam bir çelişkiler yumağı idi. Bir yanda hiç varolmamış bir efsanenin eserlerini ve o medeniyeti baştan yaratma çabası varken, bir yanda da romantik ulusalcılık söylemine dayalı folkrolik (völkisch) bir halkçılık akımı destekleniyordu. Anti-Semitizm ile birleştirilen tüm bu söylemler, zaten dünyayı kasıp kavuran … Read more

Uluslararası Olma Motivasyonu

Türkiye’deki mimarlık üretiminin ve müellif mimarların çeşitli ortamlarda zaman zaman uluslararası meslektaşları ile ve onların ürettikleri ile kıyaslandığını görüyoruz. Çoğu zaman da bu kıyaslamayı mimar adaylarının veya mesleğe yeni adımını atmış genç mimarların farklı ortamlardaki tepkilerinden algılıyoruz. Arkitera Forum’da da zaman zaman bu çerçevede konular açılıp tartışmalar sürüyor. “Neden Türkiye’den dünya çapında bir mimar çıkmıyor?” veya “Sizce Türkiye’deki en Star(!) mimar kim?” gibi kuru rekabet ve karşılaştırma seviyesinden öteye geçmeyen tartışmaların altında çok daha farklı bir sorun yatıyor aslında. Bin yıldan fazla bir medeniyet tarihi olan Türkiye’nin, ve ondan öncesinde aynı coğrafyada iz bırakmış pek çok uygarlığın ardından, “Turkish Architecture” … Read more

Paulomendesdarocha

Paulo Mendes da Rocha ile söyleşi

Şevin Yıldız: Projelerinizde genelde farklı mimarlık ofisleriyle işbirliği yapıyorsunuz. Her projenizin ekibi farklı. İşleve bağlı olarak dört ayrı ofis var. Bu seçimleri nasıl yapıyorsunuz? Paulo Mendes da Rocha: Ben bunu planlayarak yapmıyorum. İşin bu şekilde yürümesi adım adım gerçekleşti. Ve artık bu safhada iş sadece eski öğrencilerle çalışmaktan çıkıp, onlarla kontratlı çalışmaya dönüştü. Ne zaman yeni bir proje alsam, onlara birlikte çalışmamızı teklif ederim. Sorunuza dönersek, bu seçim programa veya işleve bağlı değil. O proje esnasında kim müsaitse ona bağlı. Ofisimde ise otuz yıldır benimle çalışan bir sekreterim var, hepsi bu. Ayrıca bence bu ilginç bir çalışma biçimi, çünkü onlar … Read more

MimarlarOdasi

Mimarlık ortamına yeni aktörler mi geliyor?

Geçtiğimiz ay İstanbul Kültür ve Turizm İl Müdürü Doç.Dr. Ahmet Bilgili’nin başlattığı “Mimarlığın” devlet katında hangi makamca sahiplenilmesi konusundaki tartışma, belki de Türkiye’deki mimarlık ortamı için son 50 yılda tartışılan pek çok konudan daha önemli sonuçlar doğurabilir. Her ne kadar Bayındırlık Bakanlığı, Türkiye’deki imar faaliyetlerini düzenliyor görünse de “Mimarlık” ağır basan kültür kefesi ile Bayındırlık Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı arasında sıkışmış ancak hiç bir zaman sahiplenilmemiş bir alan. Hemen herkesin bildiği gibi 1954 yılında kurulan Türkiye Mimarlar Odası neredeyse 50 yıldır mimarlık ortamını resmi olarak temsil eden tek kurum. Bu özelliği nedeni ile özellikle basının mimarlık ve şehircilik ile ilgili … Read more

Rem Koolhaas. Foto: Sanne Peper

Rem Koolhaas ile söyleşi

Pelin Tan ile birlikte, 17 Nisan 2005 tarihinde, ARKIMEET konferasına konuşmacı olarak davet edilen Rem Koolhaas ile bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Kültür politikaları, kimlik kurguları ve farklı sosyal/yerel paradigmaların mimarlık/sanat/kent ile ilişkisi hakkındaki bu söyleşide soruları daha çok Rem bize sordu ama yine de ilginç bir söyleşiydi. Avrupa Bİrlİğİ ve Kİmlİk Ömer Kanıpak: Son dönemde “The Image of Europe” (Avrupa’nın İmajı) adlı serginizle gündemdesiniz. Avrupa Birliği üzerine konuştuğunuz zaman, Avrupa Kimliği’nin yeterince tanımlanmadığını ve tamamlanmamış olan Avrupa imajının yeniden yapılanması gerektiğini söylediniz… Rem Koolhaas: Bu konudaki çalışmalarımıza öncelikle “Avrupa” imajı üzerine düşünerek başladık; ancak çalışmada ilerlediğimizde asıl problemin bu olmadığını anladık. … Read more

Zahahadid omerkanipak

Zaha Hadid ile mimarlık üzerine…

Ömer Kanıpak: Her ne kadar işlerinizin Konstrüktivistler ve Süprematistlerden etkilendiği bilinse de konferansınızda anlattığınız projelerin bazılarına baktığımda, bir şekilde Sant’Elia’nın başını çektiği fütürizm akımı ile bir ilişki olduğunu sezdim. Siz de böyle bir ilişki kurabiliyor musunuz? Zaha Hadid: Tam olarak kuramam. Belki yanılıyorumdur bu hislerimde ama sanki Sant’Elia gibi fütüristik mimarların hayallerini gerçekleştirme başarısı göstermiş gibisiniz? Sanırım işlerim 20yy başlarındaki pek çok akımla ilişki kurar, bunların içinde konstrüvistler, süprematistler de vardır ama sadece tekil olarak fütüristlerle bir bağım olduğunu sanmıyorum. Ama bilmiyorum, belki de farketmediğim bir ilişki vardır. Olabilir. Yerçekimi size neyi ifade ediyor? İlk zamanlarda, yani yerçekimi ile sınırlandırıldığımızı … Read more

Jamielerner

Jaime Lerner’in Kentleri

Son dönem UIA başkanlığına seçilen Brezilya’lı mimar Jaime Lerner ile bir röportaj gerçekleştirdik. 1971-75, 1979-83 ve 1989-92 dönemlerinde Brezilya’nın 2.4 milyonluk şehri Curitiba’nın belediye başkanlığını yaptığı ve bu kenti dünyanın yaşam kalitesi en yüksek sayılı şehirleri arasına soktuğu Jaime Lerner’in uyguladığı basit ama etkili metodlar, insanların kendisine büyük saygı ve sevgi duymasına yol açmış. Sokaklarda yürüdüğü zaman imzasını isteyen ve kendisini %97 oranında destekleyen halkı ile bir dayanışma sinerjisi yaratan Lerner’in ilginç uygulamaları pek çok belediye başkanı için de örnek teşkil ediyor. Göreve başladığında suç oranının, işsizlik ve evsizliğin yüksek, kişi başına düşen yeşil alanın ve toplam gelirin de oldukça … Read more