Ender’le Akşam Yemeği*
Bu samimi itiraflar karşısında şaşıran Veli söze girdi: “Ama bunlar biraz da tercih meselesi değil mi? Senin finansal özgürlüğün var; istersen daha küçük ölçekte, daha bağımsız çalışabilirdin. Benim gibiler ise hayatta kalmak için gelen her işi almak zorunda. Mimarlığı ancak böyle yemek masalarında konuşabiliyorum. Bu şartlarda özgürleşmeden söz etmek bile ironik.”
Bu akşam Özlem, “Hakkari’de Bir Mevsim” filmini MUBI’de izlerken şu aşağıdaki bölüme kulak kabarttım. Buraya da kaydetmek istedim. (Ferit Edgü’nün er-öğretmen olarak görev yaptığı Hakkâri’de yaşadıklarından ilhamla yazıp 1977’de yayımladığı “O” adlı romanından uyarlanan film, Hakkâri’nin dağ köyüne sürülen bir öğretmenin burada yaşadığı şaşkınlığı, yalnızlığı ve olgunlaşmayı anlatıyor. Senaryosu Onat ... Read more
1968’te Neave Brown tarafından tasarlanan Londra’nın batısında yer alan Alexandra Road Estate neredeyse modern mimarlık kitaplarının brutalism bölümünde demirbaş olan projelerden biri. Bu projenin şöhretinin gölgesinde kalmış hemen kuzey tarafında sıra dışı bulduğum başka bir projeden bahsetmeyi düşünüyordum bu hafta. Alexandra Road Estate’i ilk ziyaret ettiğimizde herkes gibi güneydeki girişini ... Read more
Özlem, her hafta kendi bloguna misafir etmek istiyor beni. Amaç, mimarlık ya da tasarımla ilgili hem kendimin hem de onun bloguna her hafta kısa bir şeyler yazarak uzun zamandır kış uykusunda olan mimarlıkla ilgilenme hevesimizi canlandırmak. Yılbaşından önce ona söz vermiş olsam da işlerin yoğunluğundan bu davete cevap vermek için ... Read more
Mimarlar uzun zamandır ayrıcalıklı yaratıcı profesyoneller olarak görülse de, kendilerini giderek daha vasıfsız ve sömürücü çalışma ortamlarında buluyorlar. Sendikalaşmaya başlamaları şaşırtıcı değil. ABD genelinde sendikalara olan ilginin arttığı ve özellikle “kültür işçileri” arasında militanlığın yükseldiği bir dönemde, yeni bir sektör daha emek hareketine katılıyor: mimarlık. Geçtiğimiz sonbaharda Bernheimer Mimarlık‘taki meslektaşlarımla birlikte ... Read more
AKM yeni bir bina olarak on yıl sonra açıldı. Muhalif olanlar, ‘buna da şükür, en azından adı değişmedi’ diye, yıktıranlar ‘oh bakın nasıl da daha iyisini yaptık’ diye seviniyor. Sonuçta toplumun büyük oranda iki yakasının uzlaşma içinde olduğu bir duruma şahit olmak ilginç gerçekten. Oysa bu gerilimli süreci oluşturan şartlarda ... Read more
Corona virüsü önlemi olarak uyguladığımız sosyal mesafe kuralları gereği zamanımın büyük kısmını evde, ekran önünde geçiriyorum. Epeydir bu düzende çalışmaya alışkın olduğumdan, “yeni normal”e uyum sağlamak benim için sıkıntı yaratmadı. Hatta itiraf edeyim, evdeki izole hayattan zevk almaya başladığımı bile söyleyebilirim. Tüm dünya belirgin şekilde yavaşlarken, zorunlu telefon görüşmeleri ve ... Read more
“Göz sağlığı bir ufuk çizgisi talep eder. Yeterince uzağı görebildiğimiz sürece asla yorulmayız.” Ralph Waldo Emerson Evimiz yaklaşık 45m2, bir oda bir salon. Londra’daki binlercesi gibi genişliği 5 metrelik, iki üç katlı evlerden biri. Viktorya döneminde üç katı ve arkasındaki bahçesi ile asgari bir yaşam standardına göre planlamış. Ama şimdi ... Read more
Maggie’s Kanser Merkezleri, kanser hastalarına ve yakınlarına ücretsiz destek verme amacıyla İngiltere’nin çeşitli yerlerinde inşa edilen sosyal amaçlı yapılar. Vakfın kurucusu, ünlü mimarlık tarihçisi Charles Jencks’in 1990’larda kansere yakalanarak vefat eden eşi Maggie Keswick Jencks. Maggie’s Centre olarak anılan yapılar, kanser hastalarının tedavileri süresince, hasta ve yakınlarına sevimsiz hastane odaları ... Read more
İngiltere 1800’lerin sonu…Havada kömür kokusu, sürekli çalışan makinalar ve tezgahlar dünyayı yeni, cazip ve en önemlisi ucuz nesneler ile doldurmaya başlamış durumda. Dönemin önemli düşünürlerinden John Ruskin durumdan rahatsız. Ona göre endüstriyel üretim, zanaatkarın saygınlığını ve üretimin doğasındaki sanatçı ruhu yok ediyordu. Makine işçiyi insanlıktan çıkartıyor, makineleşme ise insanları doğadan ... Read more








